Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi: AMACIMIZ FİRMALARIMIZIN ULUSLARARASI PAZARDA GLOBAL BİR OYUNCU OLMALARI

Türkiye’nin ekonomik anlamda 2017 yılı nasıl geçti? Neler yaptık ve yapmaya devam edeceğiz?
Türkiye ekonomisinde yaşanan son gelişmeleri vatandaşından esnafına, sanayicisinden emekçisine, gencinden yaşlısına hepimizin geleceği açısından oldukça umut verici olarak görmekteyiz. Geçtiğimiz yıl bir ülkenin başına gelebilecek en zor şeyleri yaşamamıza rağmen ekonomimiz %3,2 büyüdü. Geçen yılın son çeyreğinde ekonomimizde başlayan toparlanmanın, 2017 yılında ilan ettiğimiz istihdam, üretim ve ihracat seferberliğiyle beraber artarak devam ettiğini görüyoruz. Türkiye ekonomisi bu yılın ilk yarısı itibarıyla %5,1’lik bir büyüme performansı kaydetti.  Geçtiğimiz haftalarda açıklanan 2017 yılı ikinci çeyrek büyüme verilerinde, Türkiye ekonomisinin sergilediği %5,1’lük büyüme performansına; net ihracatın 1,68 ve yatırımların 2,86 puan katkı verdiğini gördük. Bu dönemde ihracatın ve yatırımların, büyümeye verdiği katkı bizim için sevindirici bir gelişmedir.

İhracatımız 2017 Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %10,6 oranında arttı. Bu artışta ihracatımıza sağladığımız destekler, ticaret ortaklarımızın alım gücünün artması, küresel ticarette yaşanan canlanma ve kurun etkili olduğunu düşünüyorum. Bu etkinin yıl sonuna kadar devam edeceğini ve yıl sonunda da ihracatımızın OVP hedefi olan 156,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğine hep birlikte tanık olacağız.

İstihdam seferberliğinin etkisiyle oluşturulan istihdam sayısındaki artışın devam edeceğini; büyüme performansımızın paralelinde işsizlik oranlarında gözle görülür bir iyileşmenin gerçekleşeceğini düşünüyorum.

Ekonomi Bakanlığı olarak yılın kalanında ve sonraki dönemde Türkiye’nin dış ticaretini geliştirmek, yatırım cazibesini artırmak ve uluslararası arenada ülkemizin etkinliğini geliştirmek adına çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bakanlığımızca sunulan çok boyutlu ve çeşitli destekler, düzenlenen yurt dışı alım heyetleri ve fuarlar, Eximbank’ın sunduğu finansman imkanları ihracat ve yatırım performansımızı olumlu şekilde etkilemektedir. AB ile Gümrük Birliği güncellemesi çalışmalarımız, akdettiğimiz Serbest Ticaret Anlaşmaları ve yürüttüğümüz diplomatik süreçlerle ihracatçımızın, girişimcimizin önünü açmaya devam ediyoruz. Diğer taraftan, yerli üreticimizin korunmasına yönelik adımları gerekli ölçüde atıyor; etkin bir ürün güvenliği politikası ile de ithal ürünlerdeki kalite standartlarını temin ediyoruz.

Tüm çalışmalarımız, ihracatımız içerisinde, katma değeri daha yüksek, teknoloji-yoğun, markalı ve uluslararası rekabet gücü yüksek ürünlerinin payının artırılması ve ihracat pazarlarının çeşitliliğinin temin edilmesine yöneliktir.

2018 yılında bizleri nasıl bir ekonomi bekliyor olacak?
2018 yılında küresel piyasalarda iyileşmenin devam etmesiyle, dış talepteki canlılık ile turizmdeki toparlanma sürecek ve ihracatın büyümeye katkısı kalıcı olacak. Ayrıca, verdiğimiz destekler ile 2018 yılında da yatırımların ekonomimize olumlu katkı yaptığını göreceğiz. Enflasyonun da yıl sonunda tek haneye düşeceğini ve 2018 yılında da tek hanede devam edeceğini değerlendiriyoruz.

İhracatımızın artması için Ekonomi Bakanlığı olarak yapılan çalışmalar nelerdir?
Bilindiği gibi hedefimiz, küresel ticarete yön veren güçlü bir Türkiye olarak daha fazla pazarda, daha rekabetçi ürünler ile pastadan daha fazla pay alma yolunda ilerlemektedir. Bu amaçla, iş ve ekonomi çevreleriyle aynı konulara odaklanıyor, onlara bir anlamda çözüm ortağı, yol gösterici olmaya gayret ediyoruz. Finansman, markalaşma, tasarım, tedarik zincirlerine yerleşme, e-ticaret gibi yükselen trendlere uyum sağlama ve inovasyon-yoğun bir ihracat portföyüne erişme yolunda yeni çalışmalarımıza bu yıl da hız kesmeden devam ediyor hem mevcut desteklerimizi geliştirerek hem de yeni destek mekanizmaları üreterek ihracatçılarımızın yanında oluyoruz.

Nitekim ihracata yönelik desteklerimiz kapsamında ilk aşamada ihracatı yeni öğrenen veya düzenli bir ihracatı olmayan KOBİ’ler için “İhracata Hazırlık/Kurumsal Kapasite Oluşturma” desteklerini sağlıyoruz.
Bu kapsamda, “Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Desteğimiz” ile firmalarımızın uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmaya yönelik eğitim giderlerini ve iş birliği kuruluşlarının bakanlığımız tarafından uygun görülen proje bazlı giderlerini karşılıyoruz. Hâlihazırda 188 UR-GE projesini desteğimiz bünyesinde yürütüyoruz.
Diğer taraftan, ihracat yapmayı öğrenen ve yurtdışı pazarlara ilk adımlarını atan ihracatçılarımıza “Pazara Giriş Belgeleri Desteği” ile karşılaştıkları teknik engelleri giderecek belgeleri almaları için destek sağlıyoruz. Ayrıca, “Pazara Giriş Belgeleri Desteği” kararında yaptığımız değişikle Küresel Tedarik Zinciri (KTZ) desteği oluşturarak muhtelif sektörlerde faaliyet gösteren yan sanayi firmalarımızın OEM (Original Equipment Manufacturer) olarak tanımlanan orijinal ürün üreticilerinin tedarikçisi konumuna gelebilmeleri için makine, ekipman, donanım; yazılım; eğitim, danışmanlık ve müşteri ziyaretlerini; sınai ve fikri mülkiyet hakları; sertifikasyon, test, analiz, ürün doğrulama alanlarındaki yetkinliklerini artıracak masraflarını proje bazlı olarak destekliyoruz.

Desteklerimizin ikinci aşamasında, ihracat yapmayı öğrenen ve yurtdışı pazarlara ilk adımlarını atan ihracatçılarımız, artık kendi imkânlarıyla pazar araştırması yaptıklarında ya da yurtdışı pazara ilişkin hazırlanmış raporları satın aldıklarında ya da elektronik ticaret sitelerine üye olduklarında “Pazar Araştırması Desteği”mizden faydalanabilmektedir.

Diğer taraftan, bilindiği üzere firmalarımızın yurtdışı fuar katılımlarını da destekliyoruz. Ayrıca, son alınan karar ile firmalarımızın 2017 yılı Temmuz ayından itibaren katılacakları yurt dışı fuarlara yönelik desteklerimizi daha etkin, bürokratik süreçlerden daha da arındırılmış ve hızlı bir şekilde yürütmeyi planlıyoruz. Buna ilaveten, bakanlığımızca belirlenen sektörel nitelikli uluslararası yurt içi fuarlara yönelik olarak tanıtım ve katılım desteği de sağlıyoruz.

Bakanlık olarak güçlü bir ihracat yapısının devamı noktasında, ticaret heyeti ve alım heyeti programlarını da etkin enstrümanlar olarak kullanmaktayız. Özel sektör kuruluşları iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz ticaret heyeti programlarında çeşitli maliyet kalemlerini doğrudan ve/veya dolaylı destekliyor; daha fazla ihracatçımızın dış pazarlara açılmasını hedefliyoruz.

Marka ve TURQUALITY® Programlarımızla Destek Sağlıyoruz
Bakanlığımız bünyesinde yürütülmekte olan desteklerden, “Yurtdışı Birim Desteği”, pazarlama aşamasının son adımını oluşturmakta olup, anılan destek kapsamında firmalarımızın yurtdışında gerçekleştirdikleri tanıtım faaliyetleri, yurtdışında açtıkları birimlerine ilişkin kira giderleri ve marka tescili giderleri desteklenmektedir. Ayrıca bu destek kapsamında ihracatçılarımızın yurtdışında yol arkadaşı olan TTM’lerin kurulması da yer almaktadır. Hâlihazırda Tahran, Dubai, Şikago ve son olarak açılışını gerçekleştirdiğimiz New York TTM’lerimiz faaliyete geçmiştir.
Üçüncü ve son aşamada ise, yurtdışı pazarlarda dağıtım kanallarını oluşturan, özgün tasarımları ile bulundukları pazarın dinamiklerine uygun markalı ürün sunma yetkinliğine ulaşan firmalarımız tasarıma ve markalaşmaya yönelik “Yüksek Katma Değere Yönelik Destekler” ile teşvik edilmektedir. İhracata yönelik tüm desteklerin nihai amacı markalaşma olmakla beraber, markalaşmaya dair en önemli desteklerimiz Tasarım Desteği ve Marka/TURQUALITY® Destek programlarıdır.

Marka ve TURQUALITY® programlarımız ile uluslararası markalaşma potansiyeli olan firmalarımızın, üretimlerinden pazarlamalarına, satışlarından satış sonrası hizmetlerine kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde yönetsel bilgi birikimi, kurumsallaşma ve gelişimlerini sağlayarak uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmelerini amaçlıyoruz. Ayrıca, firmalarımızın yurt dışında yerleşik şirket alımlarına yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmetlerine ilişkin giderlerini karşılıyoruz; ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurt dışında yerleşik şirketlerin alımına yönelik olarak danışmanlık giderlerinin yanında kullanılan kredi faiz giderlerini de destekliyoruz. Tüm bu desteklerimizin yanı sıra, Dünya Ticaret Örgütü taahhütlerimiz çerçevesinde katma değeri yüksek, markalı ve nihai tüketiciye yönelik tarımsal ürünlerin ihracatının desteklenmesi amacıyla “İhracat İadesi Yardımı”nı sürdürüyor; firmalarımızın Türk Eximbank tarafından sağlanan kredileri daha etkin ve uygun fiyattan kullanabilmeleri amacıyla gerekli destek mekanizmaları tasarlamış bulunuyoruz.

Dünyada ve Türkiye’de yaşanan bir kur savaşı var, bizim bunu dengede tutmamız için ne yapmamız gerekiyor?
Küresel ekonomide yaşanılan son krizler sonrasında, başta gelişmiş ekonomiler olmak üzere birçok ülke para politikasındaki uygulamalarını ve önceliklerini değiştirmiş; ekonomik büyümelerinde yaşanabilecek potansiyel bir gerilemeye karşı, parasal genişleme, kur politikaları ve faiz değişiklikleri gibi para politikaları enstrümanlar ile önlemler almışlardır. Bunlardan son dönemde sıkça kullanılan olanı ise kur politikalarıdır. Ülkeler bu noktada, kullandıkları para birimlerini diğer para birimlerine karşı değersizleştirerek; ticarette kendilerine avantaj sağlamaya çalışmaktadırlar. Burada Merkez Bankaları politikalarındaki ayrışmalar, bazı ülkelerin lehine olabilmektedir. Bu ayrışmalar, bizim çözümü için uğraş verdiğimiz cari açık konusunu daha da zorlaştırabilmektedir. Bu noktada bütün bu gelişmeleri ve politika değişikliklerini iyi okuyarak, mevcut politikalarımızı belirlememiz gerekmektedir. Burada Merkez Bankamız üzerine önemli görevler düşüyor. Aynı zamanda şuna da inancımız tam ki; Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası elinde her türlü aracı bulunan, gerektiği yerde gereken önlemleri alabilecek kapasiteye sahip bir kurumdur. TCMB küresel ve yerel ekonomideki gelişmeleri yakından takip edip gerekli çalışmaları yaptıktan sonra para politikasına ilişkin en doğru kararları almış ve almaya devam edecektir.

Kısa ve uzun vadede piyasalarda nasıl gelişmeler bekliyorsunuz?
Dolar – TL kurunda FED’in faiz kararı beklentileri doğrultusunda doların küresel piyasalardaki değeri ve Kuzey Irak kaynaklı jeopolitik riskler belirleyici oluyor.

FED’in hem bilanço küçültme hem de faiz artırımı ile birlikte önümüzdeki dönemde dolarda küresel olarak bir yukarı yönlü hareket bekliyoruz. Diğer taraftan, küresel büyümenin toparlanması petrol fiyatlarını yukarı doğru itiyor. OPEC’in talep tahminlerini yükseltmesinin ardından Brent petrol 55 dolar civarında dalgalanıyor. Ancak petrol fiyatlarında ciddi bir artış beklemiyoruz.

Sektörün gelişmesi ve büyümesi adına yapılan fuarlarda üreticinin yanında olmak için yapılan çalışmalarınız nelerdir?
Firmalarımızın katılım sağlayacakları yurt dışı fuarlara yönelik yer kirası, nakliye, ulaşım ve standa ilişkin giderlerini her bir fuar için metrekare bazında belirlediğimiz desteğe esas tutar üzerinden desteklemekteyiz.

Bürokratik İşlemleri En Aza İndiriyoruz
01 Temmuz 2017 tarihinde yürürlüğe giren “Yurt Dışında Gerçekleştirilen Fuar Katılımlarının Desteklenmesine İlişkin 2017/4 Sayılı Karar” ile de firmalarımızın yurt dışı fuar desteklerinden en hızlı ve etkin şekilde yararlanabilmelerinin yolunu açtık. Söz konusu Karar kapsamında, bürokratik işlemlerin en aza indirilmesi, destek ödeme sürecinin hızlandırılması ve buna bağlı olarak ihracatçılarımızın daha çok fuara katılımlarının teşvikiyle ihracatımızın artırılması ve ihracatımızda pazar çeşitliliğinin sağlanması yönündeki çalışmaları hayata geçirdik.
Makinacılar ve makine üreticileri için 2018 yılında ihracatın ve üretimin artmasına yönelik yapılan çalışmalar var mı?
Türk makine sektörünün, her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi, yüksek mühendislik kalitesi, teknolojik birikimi ve arkasındaki güçlü devlet desteği ile ihracatını 2018 yılında da artıracağına inanmaktayım. Bu amaçla, Ekonomi Bakanlığı olarak firmalarımızı ihracata hazırlamak veya ihracat performanslarını artırmalarına destek olmak için oldukça etkili politika araçlarına sahip bulunmaktayız.

Bu destekler, makine sektöründeki firmalarımızın, tasarım ve ürün geliştirme projelerinden, uluslararası standartlarda, çevreye duyarlı üretimler gerçekleştirdiğini doğrulayan belge masraflarına; yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım, marka tescil giderleri ile yurt dışında açılan birimleriyle ilgili giderlerinden, yeni pazarlar hakkında pazar araştırması yapılmasına; ve de potansiyel arz eden yeni pazarlara girilmesinden, bu pazarlardaki fuarlara katılımın desteklenmesine kadar, tüm firmalarımıza önemli katkılar sağlanmaktadır.

Bahse konu desteklerden bazılarına yakından baktığımızda, özellikle 2011/1 sayılı Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği Hakkında Tebliğ kapsamında, Bakanlığımız koordinasyonu ve desteğinde düzenlenen sektörel ticaret heyetleri vasıtasıyla ilgili ülke pazarlarında sektörümüzün ve firmalarımızın bilinirliğinin artırılması, yeni iş olanaklarının araştırılması ve iş bağlantılarının kurulmasının ilgili sektörde faaliyet gösteren firmalarımızın ihracat performanslarına kısa veya orta vadede katkı sağladığına şahit oluyoruz.

Bu kapsamda özellikle makine sektörüyle ilgili iş birliği kuruluşlarının, sektör temsilcilerinin tercihlerini de dikkate alarak ve pazar çeşitliliğini de sağlayacak şekilde hedef ve potansiyel pazarlara yönelik sektörel ticaret heyeti ve alım heyeti programı düzenlenmesine yönelik taleplerini 2018 yılında artırmalarını istiyoruz.

Öte yandan, özellikle makine sektöründe AR-GE kültürü, yenilikçilik anlayışı ve yeni ürün, tasarım, teknoloji gibi geliştirme hususlarında daha fazla farkındalık yaratabilecek ve yeni, kaliteli, özel tasarımlı, ileri teknolojiye sahip ürünlerin üretilmesini özendirebilecek önlemleri hayata geçirmekteyiz. Bu bağlamda, firmalarımızın endüstriyel tasarım, inovasyon ve ürün geliştirme kapasitelerini artırarak ihracata dönük katma değerli ürün üretmelerine imkan verecek Tasarım ve Ürün Geliştirme projelerini 2008/2 sayılı Tasarım Desteği Hakkında Tebliğ çerçevesinde destek kapsamına almaktayız.

Teknolojik gelişme ve yeniliklerin yakından takip edilmesinin elzem olduğu sektörlerin başında gelen makine sektörümüz açısından söz konusu desteğin çok anlamlı olduğunu değerlendirmekteyim.