Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Yetkinliği

Türkiye’nin Endüstri 4.0 yolculuğu hızlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Daha önce Küresel Rekabetçilik Raporu yayınlayan TÜSİAD, son olarak yayınladığı “Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği” raporu ile bu süreçte Türkiye’nin hangi konumda olduğunu ortaya koyuyor.

TÜSİAD, Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği Raporu’nu açıkladı. Raporda, dijital dönüşüm sürecinde Türkiye’nin artıları ve eksilerine yönelik birçok veri sunuldu. İşte öne çıkan başlıklar:🔍 

Türkiye’nin Yarıştaki Durumu ile İlgili Tespitler ve Çözüm Önerileri Araştırma bulgularına göre;
Sanayide dijital dönüşüm yolculuğunda karşılaşılan engeller açısından gelişmiş ülkelerden farklı olarak Türkiye’deki şirketler yatırım öncesi ve planlama dönemindedirler.
Teknoloji kullanıcısı şirketler yerli tedarikçilerin olmadığını/bulunamadığını belirtirken teknoloji tedarikçisi şirketlerin talep düşüklüğünü önemli bir problem olarak göstermesi teknolojinin arz ve talebi arasında bir kopukluk olduğunu göstermektedir.

Şirketlerin dijital dönüşüm konusunda stratejilerini belirlemeden yatırım kararları almaları ve kısıtlı kaynaklarını bu kararlara harcamaları, şirketlerin kaynaklarının boşa gitmesine neden olabilmektedir. Bu sebeple, Türkiye’nin bu yarışta kalıcı olması için üç adımdan oluşan kapsayıcı bir yol haritasına göre hareket etmesi kritik öneme sahiptir:
Yatırımları hedefe göre yönlendirmek
Geleceği bugünden şekillendirmek
Değeri Türkiye’de yaratmak

5 Temel Bulgu
Araştırma sonuçlarından beş temel bulgu ortaya çıktı:
Şirketlerin büyük çoğunluğu sanayide dijital dönüşüm konusunda bilgi ve ilgi seviyelerinin yüksek olduğunu belirtirken, dönüşüme hazır olduğunu düşünen şirketlerin oranı nispeten daha düşük.
Türkiye’de sanayi şirketlerinin dijital dönüşüm uygulama alanlarında henüz pilot projeleri gerçekleştirme (44/100) aşamasında olduğu görülmekte.
Şirketlerin özellikle Strateji ve Yol Haritası ile Yönetişim yetkinliklerinin düşük olduğu görülmekte.
Şirketlerin yetkinlik seviyelerinin sektörlere göre farklılaşmadığı görülmekte. Bununla birlikte, büyük ölçekteki şirketlerin (yıllık 250 milyon TL’den fazla geliri olan şirketler) sanayide dijital dönüşüm yetkinlik seviyeleri (50/100) küçük ölçekli şirketlere (33/100) nazaran daha yüksek.
Şirketler, dijital dönüşümün önündeki en büyük engellerin yatırım maliyetlerinin yüksekliği ve yatırımın geri dönüş belirsizliği olduğunu belirtmekte.

Sanayide Dijital Dönüşüm Yarışında Öncü Ülkelerin Durumu
2016 itibariyle, araştırmanın gerçekleştirildiği beş ülkenin de sanayide dijital dönüşüm adına önemli ilerlemeler kaydettiği görülmektedir. Ancak Çin menşeli şirketlerin, dijital teknolojileri yakın gelecekte hayata geçirmeye daha hazırlıklı olduğu anlaşılmaktadır. Araştırmaya katılan Çin menşeli şirketlerin sadece %3’ü dijital dönüşüme hazır olmadığını belirtmektedir.

20. yüzyılın ikinci yarısında Batılı ülkelerdeki iş gücü maliyetlerinde yaşanan artış sebebiyle Doğulu ülkelere kayan üretimin, Batılı ülkeler tarafından kalifiye iş gücü ve dijital teknolojilere yapılan yatırım sayesinde tekrar Batıya döneceği düşünülmektedir.

Buna rağmen, ucuz iş gücü sayesinde yarattığı maliyet avantajıyla dünyanın en büyük ekonomilerinden biri haline gelen Çin, günümüzde dijital dönüşüme liderlik eden ülkelerin başında gelmektedir.

Çin, küresel değer zincirinde sahip olduğu payı korumak ve daha da artırmak için öngörülü davranarak sanayide dijital dönüşümü gerçekleştirmek amacıyla önemli adımlar atmaktadır. Bu da, kişi başı milli geliri sebebiyle Batılı ülkelerden ayrışan ve hala orta gelirli ülke grubunda yer alan Çin’in, ucuz iş gücü sayesinde kazandığı küresel rekabetçiliği korumak için sanayide dijital dönüşümü başarıyla uygulaması gerekliliğini kavradığını göstermektedir.

Batılı ülkelerin üretimi tekrar kendilerine çekebilmek için kullandıkları dijital dönüşümü kendi yararına çevirerek dönüşüme öncülük eden ülkelerden biri olan Çin, Türkiye için de örnek alınması gereken bir ülke konumundadır.